SİLİNMEYEN, BELLEKLERDEN...
Ah o eski günler,
Yürürken uçtuğumuz, yorulmak nedir bilmediğimiz
Ah o eski günler.
İlkokul, Ortaokul derken Lise,
Niksar Lisesi
Yani Danişmend Gazi!
Ne güzel günlerdi, o günler...
Ne güzel anılarla bezeniyordu hayat defterimiz,
Ne hoş, ne has arkadaşlıklar kurmuştuk,
Bitmeyesiye...
Ahşap Lise binası, sımsıcak sarıyordu,
Şefkatle kucaklıyordu bizi.
Betonun soğukluğu yoktu, korkutmuyordu.
Koridorları dardı, ama, genişletiyordu yüreklerimizi,
Yazın ferahtı, kışın sımsıcacık.
Lütfi Hoca, Fahri Ulusoy, Hasan Rıza Özçalık
Fevzi Uyar, Bahattin Selimbeyoğlu, Salih Küpçü
ve Kayamakam Rıza Akdemir!
Binbir hatıralar bıraktılar belleklerimizde...
Matematik derslerini kaynatmaktaki maharetimizi,
Kimya deneyi yaparkenki patlamayı,
Salih Saraç'ın sessizlik sağlamak için çırpınışını
Unutmak ne mümkün?
Ekrem Dicle, Ahmet Şeker, Kenan Şentürk
Şükrü Tuğsel, Mahmut Aybak
ve sayamayacağım kadar uzun bir arkadaş listesi!
Her biri birer öykü,
Her biri birer Niksar sevdalısı.
Buluşalım okulumuzda, yeniden yaşayalım geçmişi,
Belki yakalarız, o çok özlediğimiz,
Unutulmaz lezzeti... |